Hukuka aykırı bir fiil veya işlemden ötürü kişilerin malvarlıklarında meydana gelen eksilmenin tazmin edilmesi amacıyla açılan davalara maddi tazminat davası denilmektedir. Maddi tazminat davalarında genel amaç mağdurun ekonomik olarak uğramış olduğu zararların giderilmesidir. Davanın lehe sonuçlanabilmesi için öncelikle maddi tazminat davası şartları oluşması gerekir.
Maddi Tazminat Nedir?
Maddi tazminat davasının yasal dayanağını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunumuzun 49 e devamı maddeleri oluşturur. 6098 sayılı yasanın 49. Maddesinde yapılan tanıma göre;
- Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
- Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile ahlaka aykırı fiille başkasına zarar veren de bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Yapılan tanımdan da anlaşılacağı üzere maddi tazminat davasının konusunu hukuka aykırı bir fiil oluşturabileceği gibi, genel ahlaka aykırı bir fiil de davanın konusunu oluşturabilir. Her iki durumun en önemli farkı hukuka aykırı fiilin kasten gerçekleştirilmesi zorunlu olmamasına rağmen genel ahlaka aykırı fiilin kasıtlı olarak gerçekleştirilmiş olması gerekir.
Maddi Tazminat Davası Şartları
6098 sayılı yasanın ilgili maddeleri ile bu konuda verilmiş Yargıtay kararları göz önüne alınarak maddi tazminat davası şartlarını aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.
Hukuka Aykırılık
Maddi tazminat hakkının doğabilmesi için öncelikle hukuka aykırı bir fiil söz konusu olmalıdır. Hukuka aykırı fiil suç olarak tanımlanmış bir fiil olabileceği gibi hukuki bir sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan bir sözleşmenin ihlali şeklinde de meydana gelebilir. Hukuka aykırılık konusunda bilinmesi gereken en önemli husus meşru müdafaa, yetkinin kullanılması veya zorunluluk hali gibi durumlarda ortaya çıkmış olmaması gerektiğidir. Bu gibi durumlarda her ne kadar maddi zarar oluşmuş olsa da tazminat yükümlülüğünü ortadan kaldırın nedenlerin varlığının olayda bulunmaması gerekir.
Maddi Zarar Somut Olmalıdır
Gerek yerel mahkemeler ile yüksek yargı organlarının üzerinde önemle durduğu maddi tazminat davası şartları arasında yer alan durum zararın somut ve gerçek olması gerektiğidir. Söz konusu zararlar somut ve hesaplanabilir olmasının yanında ispatlanabilir bir şekilde doğmuş olmalıdır. Belirsiz, ölçülmesi mümkün olmayan zararlar maddi tazminat davasının konusunu oluşturmaz.
6098 sayılı yasanın 53, 54 ve 55 maddelerinde kısmen de olsa bu maddi zararlar sıralanmıştır. Ölüm ve bedensel zararlar şeklinde bir ayrım ile yasada yer alan hesaplanabilmesi mümkün olar zararlar;
- Cenaze giderleri
- Destekten yoksun kalma tazminatı
- Tedavi giderleri
- Çalışma gücünün azalmasından kaynaklanan zararlar
- Kazanç kayıpları
Şeklinde kendisini gösterebilir.
Sorumluluk İlkesi
Maddi tazminat davası şartları arasında yer alan diğer bir önemli husus sorumluluk ilkesidir. Borçlar Kanunumuzun 49. Maddesinde yapılan tanımdan da anlaşılacağı üzere sorumluluğun doğması için;
- Kast
- Basit taksir
- Bilinçli taksir
Gibi unsurların varlığı aranır. Kasten işlenebilen bir suçtan dolayı uğranılan maddi zararlarda sorumluluk – kusur ilkesinin varlığından söz etmek mümkündür. Ayrıca taksir olarak tabir edilen özen ve dikkat yükümlülüğüne aykırı bir davranış sonucu ortaya çıkan zararlarda yine maddi tazminat davalarının konusunu oluşturabilir.
Örneğin kasten yaralama suçundan dolayı meydana gelen kazanç kayıpları ile tedavi giderleri bir maddi tazminat kalemi olabilirken maddi hasarlı trafik kazaları sonucu doğan zararlarda maddi tazminatın konusu olabilir.
İlliyet Bağı
Maddi tazminat davasının temel şartının illiyet bağı olduğunu söyleyebiliriz. Yukarıda sıralamış olduğumuz diğer şartlar eksiksiz bir şekilde bulunsa da doğan zarar ile fiil arasında bir nedensellik bağı kurulamadığı sürece maddi tazminat unsurları gerçekleşmiş olarak kabul edilmez. Malpraktis davaları (Doktor hataları) nedensellik bağına örnek teşkil edebilir. Doktorun yanlış tedavisine bağlı olarak tedavi giderlerinin artması veya hastanın ölmesi arasında bir illiyet bağı bulunduğu söylenebilir.
Zararın İspatlanması – Kanıtlanması
Türk Borçlar Kanunumuzun 50. Maddesine göre;
- Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlamakla yükümlüdür.
- Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakim olayların ve olay akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önüne alarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun bir şekilde belirler.
Madde metninden de anlaşılacağı üzere maddi zararın doğması ile birlikte bu zararın kısmen hesaplanabilir olması ve ispatlanabilir olması maddi tazminat davası şartları arasında yer alır. İspatlanamayan maddi zararlar dava konusu yapılmış olsa dahi mahkeme tarafından aleyhe karar verilmesi ile sonuçlanabilir.
Maddi Tazminat Davası Nedenleri
Maddi tazminat davası şartları oluşması ile birçok durum dava konusu yapılabilir. Bu nedenle maddi tazminat davalarının konusunu oluşturabilecek bütün fiilleri tek tek sıralamak mümkün değildir. Uygulamada sıklıkla dava konusu yapılan durumlar ile özellikleri aşağıdaki gibi özetleyebiliriz.
Boşanma Nedeniyle Maddi Tazminat Davası
Türk Medeni kanunumuzun 174/1 maddesi gereğince boşanmaya bağlı olarak doğabilecek ekonomik zararlar maddi tazminat davalarının konusunu oluşturabilir. Genel amaç boşanma sonrasında eşler arasında doğabilecek ekonomik dengenin korunmasıdır. Diğer bir ifade ile kusursuz olan ya da daha az kusurlu olan eşin ekonomik kaybının önüne geçilmek istenmesidir. Boşanmaya bağlı olarak maddi tazminat yükümlülüğü doğabilmesi için tazminat talebinde bulunan eşin tamamen kusursuz veya daha az kusurlu olması gerekir.
Diğer maddi tazminat şartlarında olduğu gibi boşanma nedeniyle talep edilecek maddi tazminatlarda da meydana gelecek zararın boşanmaya bağlı olarak gerçekleşmesi yani nedensellik bağının kurulması gerektiğidir. Eşin maddi desteğinden yoksun kalmak, evlilik nedeniyle çalışma hayatından uzaklaşılmış olmak gibi durumlar boşanma nedeniyle maddi tazminat davalarınınkonusu olabilir.
İş Kazaları Nedeniyle Maddi Tazminat Davası
Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununa tabi olarak çalışılan iş yerinde işin görülmesi sırasında meydana gelen iş kazaları sonucu çalışanın yaralanması veya ölmesi mümkün olası bir durumdur. Bu durumda gerekli tedbir ve önlemleri almayan işverenin sorumluluğu doğmaktadır. Meydana gelen bu iş kazasına bağlı olarak;
- Tedavi giderleri
- Geçici iş göremezlik nedeniyle doğan kayıplar
- Sürekli iş göremezlik nedeniyle doğan kayıplar
- Bakıcı giderleri
Gibi farklı maddi zararların doğması kaçınılmazdır. Bilindiği üzere mevcut iş kanunumuz ve Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunumuzda yer alan hükümlere göre bazı durumlarda meydana gelen kazalarda kusursuz sorumluluk ilkesi benimsenmiştir. Bu gibi durumlarda maddi tazminat şartları arasında yer alan “sorumluluk” koşulu aranmasa da nedensellik bağı yine aynen geçerliliğini yürütür.
Doktor Hatası Nedeniyle Maddi Tazminat Davası
Maddi tazminat davalarına konu olan bir başka durum malpraktis olarak da bilinen doktor hatalarıdır. Yanlı tedavi veya kötü tıbbi uygulamalar sonucu doktorun kusurlu davranışı tespit edilmesi halinde kişilik hakları zarar görmesi ile birlikte bedensel zararlar da doğması mümkündür. Doktorun bu yanlış teşhis, yanlış tedavi sterilizasyon eksikliği veya cerrahi müdahaledeki dikkatsizliğe bağlı olarak hastanın yaşam kalitesinin bozulması, engelli hale gelmesi hatta ölmesi gibi sonuçlarda ortaya çıkabilir.
Tüm bu durumlar hastada ekonomik kayıplara neden olabilecektir. Maddi ve manevi tazminat davalarında doktor hataları önemli bir yere sahiptir. Bu konuda daha detaylı bilgi sahibi olmak için “Malpraktis Davaları” başlıklı yazımızı da inceleyebilirsiniz.
Trafik Kazaları Nedeniyle Maddi Tazminat Davası
Maddi hasarlı, yaralamalı hatta ölümle trafik kazaları da sıklıkla maddi tazminat davasına konu olan durumlar arasında yer alırlar. Meydana gelen trafik kazası sonucu araçlarda maddi hasar meydana gelebileceği yaralanmalar meydana gelebileceği gibi ölüm gibi çok daha ağır sonuçlar da ortaya çıkabilir. Tüm bu durumlar maddi tazminat yükümlülüğünü doğuran sonuçlardır.
Trafik kazaları nedeniyle açılacak tazminat davalarında hukuki süreç kısmen de olsa farklıdır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ve kusur tespiti gibi durumlar ayrı bir hukuki bilgi ve beceri gerektiren konulardır. Bu nedenle trafik kazaları sonrasında açılacak tazminat davalarında hukuki destek alınması gerekir.
Suç İşlenmesi Nedeniyle Maddi Tazminat Davası
Türk Ceza Kanunumuzda yer alan hırsızlık suçu, dolandırıcılık suçu, yaralama suçu veya mala zarar verme suçu gibi ayrıca ceza soruşturması ve kovuşturması gerektiren fiiller de maddi tazminata zemin hazırlayan fiillerdir.
Bu suçlara bağlı olarak doğacak ekonomik kayıpların karşılanması da yine maddi tazminat davası ile mümkündür. Örneğin yaralama suçu sonrası meydana gelen iş göremezlik hali veya dolandırıcılık suçu nedeniyle uğranılan maddi zararlar tazminat davası açılarak sorumlulardan talep edilir.
Suç işlenmesi nedeniyle açılacak olan maddi manevi tazminat davalarında ceza yargılaması sonucu verilecek kararlar belirleyici olmaktadır. Bu nedenle haksız fiilin ceza hukuku alanında suç olarak düzenlenmiş olması halinde ceza hukuku ve tazminat hukuku alanında bilgi ve deneyim sahibi hukukçu avukatlardan destek alınarak hukuki sürecin sürdürülmesi gerekebilir.
Hukuki Bir Sözleşmenin İhlali Nedeniyle Maddi Tazminat Davası
Maddi tazminat davalarına konu olan ve üzerinde durmak istediğimiz son durum ise hukuki bir sözleşmenin ihlali nedeniyle açılacak olan maddi tazminat davasıdır.
Taraflardan herhangi birisinin sözleşme ile üstlenmiş olduğu edimi yerine getirmemesi veya eksik yerine getirmesine bağlı olarak doğacak maddi zararlar dava konusu olur. Maddi tazminat davası şartları arasında yer alan kusurlu olma hali bu tür davalarda daha çok ön planda tutulur.
Sözleşmede edimin ifasını yerine getirmeyen taraf genellikle kusurlu olarak kabul edilir. Maddi zararı doğuran fiil genellikle karşı tarafın sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunmasıdır.
Maddi Tazminat Davası Şartları Yargıtay Kararları
Davanın, TBK’nun 54/3 ve 55.md gereğince açılmış maluliyetten kaynaklanan maddi tazminat ve destekten yoksun kalma tazminatı davası olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Destek tazminatı yönünden yapılan istinaf incelemesinde:
Mahkemece alınan 06.06.2022 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde; Yargıtay’ın bir kısım kararlarına göre, bakım ve ihtiyaçları devamlılık arz etmiyor ise, kız evlatların 22 yaşına kadar, erkek evlatların ise 18-20 yaşına kadar destek zararlarının devam edeceği kabul edilmektedir. Eğer evlat yüksek tahsil yapılar ise ya da yapacağı farz ediliyor ise destek ihtiyaç süresi 25 yaşına kadar devam edeceği, “Hak sahibi eşin destek süresinin işçinin bakiye ömrü ile sınırlı olacağı, kız çocukları yönünden köyde oturmaları halinde 18 yaşına, kentte oturmaları durumunda 22 yaşına kadar destek görecekleri…” (11.HD 1990/… Karar sayılı ilamları), “Kuşkusuz bu kural, gerçeğin olasılıklara ve varsayımlara üstünlüğü ilkesini ortadan kaldırmaz. Giderek, her somut olayda özel durumlar göz önünde bulundurulmalıdır.” (Yargıtay 10.HD … Karar) şeklinde olduğu görülmektedir.
Erkek çocuklar için anne ve babadan destek alma yaşları rüşt yaşı kabul edilen 18 yaş, kız çocukları için desteklik yaşı 22 yaş, üniversite eğitimi alıyor iseler 25 yaş olarak kabul edilmektedir. Davacı evlat …13.10.1988 doğumlu olup kaza tarihi itibari ile 19 yaşında bekar kız çocuğu olduğundan lisans eğitimi ve sonrası işe giriş 13.09.2011 tarihine kadar desteklik payı ayrıldığı; diğer davacı evlat olan …’in 13.09.1991 doğumlu olduğu, kaza tarihi itibari ile 16 yaşında bekar erkek çocuğu olduğundan gerek SGK yazısı gerekse ailenin yapısı nazara alınarak kuvvetle muhtemel üniversite eğitimi alacağı değerlendirilerek 25 yaş sonu 13.09.2016 tarihine kadar desteklik payı ayrıldığı belirlenmiş olup yapılan hesaplama yerinde ve doğru bulunmakla davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Geçici ve kalıcı iş göremezlik yönünden yapılan istinaf incelemesinde:
Davacı …’nın dava konusu yaralanma iddiasına dayanak tıbbi belgelerini sunmadığı, bu hususta mahkemece … Hastanesine müzekkere yazılmış, davacı … ait tedavi evrakları bulunmadığından bu haliyle maluliyet raporunun ve tedavi giderlerine ilişkin rapor düzenlenemediğinden dolayı geçici iş göremezlik ve kalıcı iş göremezlik talebinin, davacı tarafından maluliyet oranı ve süresi ispatlanamadığından reddine karar verilmiş olması yerinde görülmüş olup davacılar vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
Maddi Tazminat Davasına Konu Olabilecek Zararlar
Maddi tazminat davası, kişilerin malvarlığında meydana gelen somut ve ölçülebilir zararların giderilmesi için açılan bir dava olduğunu yazımızın başında da belirtmiştik. Bu zararlar, bir haksız fiil, sözleşme ihlali, iş kazası, trafik kazası, doktor hatası veya başka bir hukuka aykırı eylem sonucu ortaya çıkabilir. Bu nedenle bu eylemlerin niteliğine göre doğabilecek zararlar da değişiklik gösterebilir.
Bu zararların tek tek sıralanması mümkün olmasa da uygulamada genellikle aşağıdaki sıralamış olduğumuz şekilde doğan zararlar maddi tazminat davasına konu olur.
Maddi Tazminat Kapsamına Giren Zararlar
- Tedavi giderleri
- Geçici iş göremezlik nedeniyle meydana gelen gelir kayıpları
- Sürekli iş gücü kaybı veya maluliyetten doğan zararlar
- Cenaze ve defin giderleri
- Destekten yoksun kalma zararları
- Araç hasarı veya araç onarım giderleri
- Araç değer kaybı
- Çalınan veya zarar gören eşya bedelleri
- Ev, işyeri veya bina zararları
- Kira mahrumiyeti
- İş kazasında kaybedilen ücret ve yan sosyal haklar
- Sözleşmeden kaynaklı kar mahrumiyetleri
- Bozulan, eksik veya ayıplı hizmet nedeniyle uğranılan zararlar
- Yatırım veya ticari faaliyetlerde gelir kaybı
- Geleceğe yönelik kazanç kayıpları
Maddi Tazminat Davası Zamanaşımı Süreleri
Yukarıda yapmış olduğumuz açıklamalardan da anlaşılacağı üzere tazminat davalarına konu olan hukuka aykırı fiiller farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenle maddi tazminat davalarında zamanaşımı süreleri de bu zararın hukuki niteliğine göre değişiklik gösterir. Haksız bir fiilden kaynaklanan tazminat davaları, sözleşme ihlaline dayalı tazminat davaları, doktor hatası veya trafik kazasına bağlı tazminat davalarında fiilin ayrıca ceza hukuku açısından da suç teşkil edip etmediğine göre değişik zamanaşımı süreleri öngörülmüştür. Genel hatları ile maddi tazminat davalarında zamanaşımı sürelerini aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
Haksız Bir Fiil Söz Konusu Olması Halinde Zamanaşımı Süresi
- Haksız fiile dayalı zararın doğması veya zararın öğrenilmesinden itibaren; 2 yıl
- Her durumda ise haksız fiilin gerçekleşmiş olduğu tarihten itibaren; 10 yıl
Suç Teşkil Eden Fiiller Nedeniyle Zamanaşımı Süreleri
- Fiilin ayrıca ceza hukuku açısından da suç olarak tanımlanmış olması halinde ceza zamanaşımı süresi ile maddi tazminat davası zamanaşımı süresi aynıdır.
- Örneğin dolandırıcılık suçunda genellikle zamanaşımı süresi 15 yıldır. Bu fiil nedeniyle uğranılan zararın tazmin edilmesi için açılacak olan maddi tazminat davalarında da zamanaşımı süresi 15 yıldır.
Trafik Kazalarında Maddi Tazminat Zamanaşımı Süreleri
- Meydana gelen trafik kazası sadece maddi hasarlı olması halinde ceza hukuku açısından herhangi bir suç oluşturmaması halinde zararın meydana gelmesi veya öğrenilmesi ile 2 yıl her durumda ise 10 yıl içinde dava zamanaşımı dolmaktadır.
- Yaralamalı veya ölümle şekilde meydana gelen trafik kazalarında ise; Taksirle ölüme sebebiyet verme veya taksirle yaralama suçları zamanaşımı süreleri aynı şekilde tazminat davalarında da geçerlidir.
İş Kazalarında Maddi Tazminat Davası Zamanaşımı Süresi
- İş kazalarında da yine 2 yıl ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri geçerlidir.
- Meydana gelen iş kazası ayrıca “taksirle yaralama” veya “taksirle ölüme sebebiyet” verme suçlarını da oluşturmuş ise ceza hukukunda suça ilişkin belirlenmiş ceza zamanaşımı süreleri geçerli olarak kabul edilir.
Malpraktis (Doktor Hataları) Nedeniyle Tazminat Davası Zamanaşımı Süresi
- Malpraktis özel sağlık kuruluşlarında gerçekleşmesi halinde yine 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süresi geçerlidir.
- Devlet hastanelerinde gerçekleşen doktor hatalarına bağlı olarak gerçekleşen zararların ise zararın meydana geldiği günden itibaren 1 yıl içerisinde idareye başvuru zorunluluğu ve sonrasında 60 günlük dava açma zorunluluğu bulunmaktadır.
Sözleşmeden Kaynaklanan Zararlarda Zamanaşımı Süresi
Herhangi bir hukuki sözleşmenin ihlalinden kaynaklanan maddi zararların giderilmesi için açılacak olan davalarda zamanaşımı süresi 10 yıldır. Bunun dışında sözleşmenin ticari bir ilişkiye dayanması halinde ise zamanaşımı süresi 5 yıldır.
Maddi Tazminat Davasında Görevli ve Yetkili Mahkemeler
Maddi tazminatın dayanağını “haksız fiil” oluşturması nedeniyle bu haksız fiilin niteliğine göre uyuşmazlığın çözümüne ilişkin görevli mahkemelere göre maddi tazminat davalarında da görevli mahkemeler değişiklik gösterebilir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin Görevli Olduğu Durumlar
Maddi tazminat davalarında genel olarak görevli mahkemeler Asliye Hukuk mahkemeleridir. Asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğu haksız fiilleri ise aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
- Sözleşmeden kaynaklanan tazminat davaları
- Haksiz bir fiile dayalı tazminat davaları
- Trafik kazalarına bağlı olarak şahıslara açılacak olan davalar
- Özel hastane statüsünde bulunan hastanelerde gerçekleşen malpraktis
- Borç ilişkisinden kaynaklanan maddi tazminat davaları
İş Kazalarına Dayalı Maddi Tazminat Davaları
- İş kazasız nedeniyle doğan maddi zararlar
- Meslek hastalığına bağlı olarak doğan maddi zararlar
- İş sözleşmesinin ihlaline dayalı gerçekleşen zararlar
Tüketici Mahkemelerinde Açılacak Maddi Tazminat Davaları
- Ayıplı mal
- Ayıplı hizmet
- Tüketici kredisi
- Hizmet sözleşmeleri
İdare Mahkemelerinin Görevli Olduğu Durumlar (Tam Yargı Davası)
- Devlet hastanelerinde gerçekleşen doktor hataları
- Belediyelerin kusurlu hizmetlerinden doğan zararlar
Maddi Tazminat Davasında Yetkili Mahkemeler
Yetkili mahkemeler de tazminatın doğuş nedenine bağlı olarak kısmen değişiklik gösterir. Ancak genel yetki çoğunlukla davalının yerleşim yeri mahkemeleridir. Bunun haricinde haksız fiil nedeniyle açılacak olan maddi tazminat davalarında;
- Haksız fiilin gerçekleşmiş olduğu yer mahkemesi
- Zararın meydana gelmiş olduğu yer mahkemesi
- Veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi yetkili olabilir.
Maddi Tazminat Davası Dilekçe Örneği
… NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ’NE
(Yukarıda detaylarını paylaştığımız bilgilere göre görevli ve yetkili mahkeme)
DAVACI :
Adı Soyadı :
T.C. Kimlik No :
Adres :
Varsa Vekili :
DAVALI :
Adı Soy Adı – Unvanı :
Adres :
DAVA KONUSU : İş Kazası, doktor hatası, sözleşme ihlali, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat talebi
AÇIKLAMALAR :
- İş kazası, sözleşme ihlali, haksız fiil veya doktor hatasına bağlı olarak gerçekleşen maddi zararının niteliği hakkında bilgi verilmelidir.
- Meydana gelen zarardan dolayı davalının kusurları sıralanmalıdır.
- Olaydan dolayı meydana gelmiş olan zararlar belgeleri ile detaylı bir şekilde sıralanmalıdır. (örnek iş gücü kaybı, tedavi giderleri, bakım giderleri, araç onarım masrafları gibi)
- Meydana gelen zarar ile fiil arasındaki nedensellik bağı herhangi bir kuşkuya yer vermeyecek şekilde sıralanmalıdır.
NETİCE VE TALEP : Yukarıda detaylarını paylaşmış olduğumuz nedenlerden dolayı;
- Toplam … TL tutarındaki maddi tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
- Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine,
Karar verilmesi arz ve talep olunur. (Tarih ve İmza)
HUKUK DAYANAKLAR : Türk Borçlar Kanunu, HMK Yargıtay İçtihatları ve ilgili mevzuat hükümleri
DELİLLER : Olay yeri görgü ve tespit tutanağı, hastane evrakları, bilirkişi raporları, keşif tutanakları, ekspertiz raporları, sözleşme ve ihtarname örnekleri
Sık Sorulan Sorular
Tazminat Davasında Ne Kadar Para Alınır?
Bütün tazminat davalarında sabit bir miktar belirlenmemiştir. Bu zararın türüne göre değişiklik gösterdiği gibi;
- Tarafların gelir durumlarına,
- Meydana gelen zarara,
- Kusur durumlarına göre mahkeme belirlenecek maddi tazminat miktarı değişiklik gösterir.
Maddi Tazminat Hesaplaması Nasıl Yapılır?
Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi maddi zararın hesaplanmasında zararın somut ve belgelenebilir olması dikkate alınır. Maddi tazminat dava dilekçesinde belirtilen ve iddia olunan zararların fatura gibi belgelerle somut bir şekilde belgelendirilmesi gerekir. Mahkeme gerek görmesi halinde ekspertiz raporu veya bilirkişi görüşüne başvurarak bu konuda hakkaniyetli bir şekilde karar verir.
Avukat Olmadan Tazminat Davası Açılır Mı?
Evet, diğer dava türlerinde olduğu gibi maddi tazminat davası da avukat / vekil olmaksızın doğrudan ilgili kişi tarafından açılabilir. Ancak özellikle maddi tazminat şartlarının belirlenmesi, kusur oranlarının tespit edilmesi veya haksız fiilin ayrıca ceza hukukunda da suç olarak tanımlanmış olması durumlarında herhangi bir hak kaybına uğramamak adına hukuki destek alınması sürecin daha sağlıklı ilerlemesine zemin hazırlayacaktır.
Dolandırıcıya Maddi Tazminat Davası Açılabilir Mi?
Evet, maddi tazminat davası şartları oluşması halinde dolandırıcıya karşı tazminat davası açılabilir. Açılacak olan bu davalarda haksız fiil genellikle failin “dolandırıcılık” fiili olması nedeniyle meydana gelen ekonomik kayıplar dava dilekçesinde açık bir şekilde ortaya konulmalıdır.